Misyonumuz

vizmis

Eğitimli, çağdaş ve sosyal güvencesi olan, milli gelirden hak ettiği payı alan, tarımı yaşam biçimi olarak gören, milli değerlere, ülke ve insanına sahip çıkan, ekonomik düzeyi yüksek, birlikte üretme, birlikte paylaşma bilincine sahip, ürettiği ürünleri dünya pazarlarında görebilen örgütlü üreticiler yetiştirmektir.

Ekonomik işletmeler ve kendine yeten örgütler olarak kooperatifler ortaklarının ve bulundukları yerin yerel halkının sosyo-ekonomik durumlarının iyileşmesinde önemli bir rol oynamaktadır. Yıllar boyunca kooperatif işletmeleri yerel halk tarafından sahiplenilen insan merkezli iş yerleri olarak başarıyla faaliyetlerini sürdürmüştür. Bugün dünyamızda; giderek artan gıda güvenliği ihtiyacı ve çevre bozulmasıyla hızlı iklim değişiklikleriyle karşı karşıyayken kooperatiflerin ortaya koyduğu ekonomik işletme modeli daha fazla dikkate alınmaya başlanmıştır. Özellikle gelişmekte olan ülkelerdeki kooperatif sektörü 2015 yılına kadar başarılması istenen Yeni Yüzyılın Gelişme Hedeflerinin önemli bir parçası olarak kabul edilmektedirler.
Kooperatif işletmeleri gıda güvenliği konusunda büyük bir önem taşır. Dünya Bankasının tahminlerine göre gıda talebi 2030 yılında iki katına çıkarken dünya nüfusu iki milyar kişi daha artacaktır. Bu durumda Dünya Bankasının 2008 yılı Tarımsal Gelişme raporunda ifade edildiği gibi gelişmekte olan ülkelerin gıda üretimlerini acil olarak artırmaları gerekmektedir. Aynı rapora göre kırsal ekonomi ciddi bir boyutta ihmal edilmektedir.
Çözüm çiftçilerin kolektif olarak tarımsal ve pazarlama kooperatifleri halinde örgütlenmeleri ve tarımsal ürünlerin üretim, işleme ve pazarlamasını kooperatifler yoluyla yapmalarıdır.
Kooperatifler özellikleri nedeniyle Yeni Yüzyılın Gelişme Hedeflerinin 2015 yılına kadar başarılması amacına önemli katkıda bulunabilirler. Kooperatifler ekonomik birliktelikler olduğu için yaşam standardı düşük çiftçilerimizin gelirlerini artırmasına fırsat verirler. Her bir ortağın bir oy hakkına sahip oldukları demokratik yapıları nedeniyle kooperatifler insanların kendi problemlerine kendilerinin çözüm bulmasına olanak verir ve işletmenin risklerini paylaştırdıkları içinde ortakların mali risklerini azaltırlar.
Gelişmiş ülkelerdeki kooperatifler hükümet müdahalesine maruz kalmadan son iki yüzyıldır kendi yöntemleriyle gelişme şansına sahip olmuştur.

Ülkemizde, kooperatiflerin karşılaştıkları en büyük sorun hem hükümetlerin hem de genel kamuoyunun kooperatiflerin iş kapasiteleri hakkında bilgi sahibi olmamalarıdır.
Cenevre, 18 Aralık 2009, tarihinde yapılan 64üncü Birleşmiş Milletler Genel Kurulunda alınan (A/RES/64/136) nolu karar doğrultusunda, kooperatiflerin sosyal gelişmedeki rolünü desteklemek amacıyla 2012 yılı Uluslararası Dünya Kooperatifler Yılı ilan edilmiştir. BM bu kararı kooperatif iş modelinin ekonomik ve sosyal kalkınma da oynadığı temel rolün tanınması; hem gelişmiş hem de gelişmekte olan ülkelerde yaşayan insanların ekonomik ve sosyal kalkınmalarında kooperatiflere tam katılım sağlamalarının desteklenmesi ve özellikle kooperatiflerin yoksullukla mücadele de aktif rol alması anlamına gelmektedir. Karar, aynı zamanda, tüm hükümetleri kooperatiflerin gelişmesi için daha destekleyici bir ortam yaratmaları ve özellikle kapasite artırımı için finans sağlama konusunda çağrıda bulunmaktadır.
Tüm dünyada kooperatifçilik hareketine verilen önem ile birlikte Ülkemizde de kooperatifçiliğe verilen önem artmaktadır. Tarımsal kalkınma kooperatiflerinin kuruluşu Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığımızca yapılmakta ve projelendirmeleri ile işlerlik kazanmaktadır.

Proje Hazırlama
Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığının örgütlenmiş tarımsal Kalkınma Kooperatiflerine birçok hibe ve kredilerin yanı sıra % 50 hibe kredi ve teknik yardım sağlanmaktadır. Bu faaliyetlerin daha geniş kapsamlı olması yönünde tarımsal kalkınma kooperatifleri bölge birliklerinin oluşumu ile hak ettiği yere geleceği inancımız tamdır.